Anadolu İmecesi
Sair: Ceyhun Atuf Kansu
Anadolu İmecesi
İlk buyruğum şu olacak:
«Durgun yaÅŸayışından halk
Uyanmalı, birden bire kalkmalı
Bir köprüdür bu savaÅŸ:Ölümle hayat arasında
Geçemezsek yok bilin
Evlerinizi, köylerinizi, çarşılarınızı
Mutluluk, nisan ekimi, alışveriş
Sevişmek buğday yatağı gecelerde
Yok çalışmak ekeneklerde insanca,
Ve bilin ulusça adınız yok.»
İlk buyruğum şu olacak:
«Neyiniz varsa ortaya koymak
Ben ilk önce canımı koyuyorum
YaÅŸamaya borcum
Ve üflüyorum vatandaÅŸlık alevini
Zor yanan ilk önce
Yüzyıllar söndürmüÅŸse
El birliğiyle yakılacak.
Ve başlayan vatandaş savaşıdır
Dağı delip düze çıkaracağım sizi
Verirseniz, mallarınızdan, canlarınızdan
Kurtarıp yurt sevgi !...»
Veriyoruz PaÅŸam, ben NevÅŸehir köylerinden
Gelme bir çarığım, giysin beni piyade
O giydikçe ısınır toprak, ayaklarım üÅŸümez
Al benim son çarığımı.
Ben Mucur'lu bir çorabım beni kızlar ördü
Dut aÄŸaçları altında, kırmızı dut yiyerek
Kırmızıdır nakışı!Arasına. bahçelerden bir gül koydum
Giysin beni topçu neferi
Kış gelende ayakları donmasın
Güllerine kuytu bahçelerimizin
Aman paşam bir şey olmasın
Çıkardın gömleÄŸimi veriyorum
Kılıç çalsın giyende süvariler
Yaz sıcağında aÄŸustos güneÅŸinin ellerinden
Terlerini alsın.
Biz küçük dükkancıları kasabaların
Tezgahlarımızda yünlü, tiftik, pamuklu
Patiskalar gıcır gıcır ak
Hepsi buyruÄŸunda olacak.
Aksaray'dan ben semerci İbrahim Kolanlar ve yem torbaları
Bir de ışı! ışıl nallar benden
Ben yaşlıyım... artık ata binemem:
Donatarak şahbaz atı
Ben olayım önde giden
Yirmi bir yaş mızrağında
Süvari alayının.
Biz Niğde ovasının. buğdayları
Biz, esintili arpa tarlası Sungurlu' da
Biz, Havza deÄŸirmenlerinin unu
Biz, Çankırı'nın bulguru
Biz nohut, biz mercimek
Bekliyoruz karavanaya girecek
Yaralı ellerinde bir tahta kaşık
Siperlerde askerler yiyecek.
Åžekerimiz bir topak, veriyoruz
Yemeyiveririz.
Tuzumuz bir tutam, veriyoruz,
Tuz ekmeyiz, aşımıza.
Bir avuç pirincimiz, veriyoruz
Saklamış düÄŸüne
Davarların sütüne,
Yaylayı katan yağ
Çorbalarımızda az,
Veriyoruz, veriyoruz:Asker çorbasız olmaz
Zor bulduk gazımız az
Geceleri o dağlık tepelik haritalara
Lambasız bakılmaz.
Veriyoruz gaz yağını.
Ve yoksul gecelerin mumlarını
Dikiyoruz istasyonları
Askerler geçip gidecek trenlerde
Demiryolları ışıksız olmaz.
Tüfekler, filintalar, mavzerler
Baba yadigarı tabanca
İşte hepsi ortada
Üst üste atıyoruz
Bir mermidir bu toprak kavgasında
BoÅŸaltmayı düÅŸünürdük
Namlusundan çekip aldık
Veriyoruz ordumuza.
Biz Amasya çarşısının demircileri
Biz Kastamonulu yaşlı hızarcılar
Dökümcüler sanatı babadan öÄŸrenmiÅŸ
Biz çeliÄŸi düzleyenler, tesviyeci
Kılıçlara su verenler
Tanrı aşkına
Gülle döken toplara daÄŸ baÅŸlarında
Biz dikenler tüfeklerin kayışını
Bizler Geyveli üç kardeÅŸ, saraçlar
Bizler Bursalı arabacı esnafı,
Tekerleri mavi otla boyayanlar
Koşu tuttu mu arabalar Orhan Gazi yollarında
Kız seyrine dalar gibi keyfedenler.
Biz ustalar, biz kalfalar, biz çıraklar
Hepimiz hazırız paşam selam olsun
Erzurum çarşısı, Kayseri çarşısı,
MaraÅŸ çarşısı
Çekiç seslerinden inler karşısı
BaÅŸlar demiri, köseleyi eÄŸitmeye ellerimiz
Biz biliriz yaşamanın kadrini insanca
Var olmayı vatanca dokumayı biliriz:Namuslu ellerimizle…
CEYHUN ATUF KANSU
Anadolu İmecesi
İlk buyruğum şu olacak:
«Durgun yaÅŸayışından halk
Uyanmalı, birden bire kalkmalı
Bir köprüdür bu savaÅŸ:Ölümle hayat arasında
Geçemezsek yok bilin
Evlerinizi, köylerinizi, çarşılarınızı
Mutluluk, nisan ekimi, alışveriş
Sevişmek buğday yatağı gecelerde
Yok çalışmak ekeneklerde insanca,
Ve bilin ulusça adınız yok.»
İlk buyruğum şu olacak:
«Neyiniz varsa ortaya koymak
Ben ilk önce canımı koyuyorum
YaÅŸamaya borcum
Ve üflüyorum vatandaÅŸlık alevini
Zor yanan ilk önce
Yüzyıllar söndürmüÅŸse
El birliğiyle yakılacak.
Ve başlayan vatandaş savaşıdır
Dağı delip düze çıkaracağım sizi
Verirseniz, mallarınızdan, canlarınızdan
Kurtarıp yurt sevgi !...»
Veriyoruz PaÅŸam, ben NevÅŸehir köylerinden
Gelme bir çarığım, giysin beni piyade
O giydikçe ısınır toprak, ayaklarım üÅŸümez
Al benim son çarığımı.
Ben Mucur'lu bir çorabım beni kızlar ördü
Dut aÄŸaçları altında, kırmızı dut yiyerek
Kırmızıdır nakışı!Arasına. bahçelerden bir gül koydum
Giysin beni topçu neferi
Kış gelende ayakları donmasın
Güllerine kuytu bahçelerimizin
Aman paşam bir şey olmasın
Çıkardın gömleÄŸimi veriyorum
Kılıç çalsın giyende süvariler
Yaz sıcağında aÄŸustos güneÅŸinin ellerinden
Terlerini alsın.
Biz küçük dükkancıları kasabaların
Tezgahlarımızda yünlü, tiftik, pamuklu
Patiskalar gıcır gıcır ak
Hepsi buyruÄŸunda olacak.
Aksaray'dan ben semerci İbrahim Kolanlar ve yem torbaları
Bir de ışı! ışıl nallar benden
Ben yaşlıyım... artık ata binemem:
Donatarak şahbaz atı
Ben olayım önde giden
Yirmi bir yaş mızrağında
Süvari alayının.
Biz Niğde ovasının. buğdayları
Biz, esintili arpa tarlası Sungurlu' da
Biz, Havza deÄŸirmenlerinin unu
Biz, Çankırı'nın bulguru
Biz nohut, biz mercimek
Bekliyoruz karavanaya girecek
Yaralı ellerinde bir tahta kaşık
Siperlerde askerler yiyecek.
Åžekerimiz bir topak, veriyoruz
Yemeyiveririz.
Tuzumuz bir tutam, veriyoruz,
Tuz ekmeyiz, aşımıza.
Bir avuç pirincimiz, veriyoruz
Saklamış düÄŸüne
Davarların sütüne,
Yaylayı katan yağ
Çorbalarımızda az,
Veriyoruz, veriyoruz:Asker çorbasız olmaz
Zor bulduk gazımız az
Geceleri o dağlık tepelik haritalara
Lambasız bakılmaz.
Veriyoruz gaz yağını.
Ve yoksul gecelerin mumlarını
Dikiyoruz istasyonları
Askerler geçip gidecek trenlerde
Demiryolları ışıksız olmaz.
Tüfekler, filintalar, mavzerler
Baba yadigarı tabanca
İşte hepsi ortada
Üst üste atıyoruz
Bir mermidir bu toprak kavgasında
BoÅŸaltmayı düÅŸünürdük
Namlusundan çekip aldık
Veriyoruz ordumuza.
Biz Amasya çarşısının demircileri
Biz Kastamonulu yaşlı hızarcılar
Dökümcüler sanatı babadan öÄŸrenmiÅŸ
Biz çeliÄŸi düzleyenler, tesviyeci
Kılıçlara su verenler
Tanrı aşkına
Gülle döken toplara daÄŸ baÅŸlarında
Biz dikenler tüfeklerin kayışını
Bizler Geyveli üç kardeÅŸ, saraçlar
Bizler Bursalı arabacı esnafı,
Tekerleri mavi otla boyayanlar
Koşu tuttu mu arabalar Orhan Gazi yollarında
Kız seyrine dalar gibi keyfedenler.
Biz ustalar, biz kalfalar, biz çıraklar
Hepimiz hazırız paşam selam olsun
Erzurum çarşısı, Kayseri çarşısı,
MaraÅŸ çarşısı
Çekiç seslerinden inler karşısı
BaÅŸlar demiri, köseleyi eÄŸitmeye ellerimiz
Biz biliriz yaşamanın kadrini insanca
Var olmayı vatanca dokumayı biliriz:Namuslu ellerimizle…
<-- Geri