Yayın ve İletişim Kulübü

Halit Armay Lisesi

Bugün: 07/09/2010 Peki ya tarihte bugün neler oldu?

Kitap Kurdu

Yazar: Cemal Kondu AKİS KİTAP

Günümüzde zamanın deÄŸeri o kadar arttı ki, en kısa sürede en çok iÅŸi yapmak zorunluluÄŸu hepi-mizin karşısına dikildi. Tıpkı kitapları, gazeteleri ve okunacak ne varsa hepsini en kısa sürede oku-mamız gerektiÄŸi gibi… öyleyse gözlerimizin sözcükler üzerinde keyfince ve başıboÅŸ gezinme-sini önlemek, onlara beyin gücümüzle büyük bir hız kazandırmak zorundayız.

Okuma sırasında gözler aktif rol oynasa da aslın-da bedensel, zihinsel ve ruhsal bir bütünlük halin-de tüm varlığımız kitap üzerinde yoÄŸunlaşır. Duyu organlarının, aklın ve ruhun hep birlikte harekete geçtiÄŸi bir eylemdir okuma…

“Anlayarak Hızlı Okuma ve ÖÄŸrenme” okumanın bu çok boyutlu iÅŸlevi ekseninde düÅŸünme ve zihni-nizi kullanma yollarını deÄŸiÅŸtirerek tahmin edeme-yeceÄŸiniz bir süratte okumanın yollarını gösteri-yor. Bu eserle, hızlı okuma ilkeleri doÄŸrultusunda ve gerçek hayattan alınan baÅŸarı öyküleri eÅŸliÄŸin-de okuma hızını ölçmek ve bunu adım adım maksi-mum seviyeye ulaÅŸtırmak mümkün.

Bilgi bombardımanından saÄŸ çıkabilmek ; sınav-lara hazırlanırken elinizi çabuk tutmak; kitap, ga-zete ve dergilerdeki malumatı kaçırmamak, hızı-nızla tüm sınırları zorlamak için bu kitabı okumanız yeterli.

Yazar: Yazar: Sunay Akın Yayınevi: Çınar Yayınları

İlkokul birinci sınıfta okuyan çocuk, okuldan çıkar çıkmaz çırak olarak çalıştığı dükkâna gidiyor, yerleri siliyor, ustasına çay dolduruyordu...
Gece geç dönüyordu evine. Avluya açılan bir kapı bir ÅŸato kapısından farksızdı. Çocuk, ayak parmaklarının ucuna kalkıp mandala uzansa da dilini aÅŸağıya çekecek güç cılız kollarında yoktu...
Yorgun çırak, kapının eÅŸiÄŸine oturuyor ve sokaktan kendisine yardım edecek bir gece bekçisinin ya da sarhoÅŸun geçmesini bekliyordu...
Zaman makinesı icat ve bana tarihte yalnızca bir güne gitme hakkı verilse hiç düÅŸünmeden o çocuÄŸun önünden geçmek isterdim.
Beni görünce sevinecek ve ÅŸunları söyleyecektir.
'Abi ben terzi çırağıyım. Ustam iÅŸten geç bıraktı... Gücüm yetmiyor... Åžu kapının mandalını açsana! ..'
Gülümserdim...
Saçlarını okÅŸardım, diyeceÄŸim ama başında mutlaka 5 numara traÅŸ vardır! ..
Açardım kapıyı...
O da 'SaÄŸ ol abi' der ve yorgun bedeniyle avlunun karanlığında kaybolurdu gözden...
Ben de derdim ki ardından:
'Sen saÄŸ ol baba! .. Hayatta bana açtığın tüm kapılar için sen saÄŸ ol! ..'
(Kitabın İçinden)

Sunay Akın, Çınar Yayınları tarafından yayımlanan yeni kitabı Tuncay Terzihanesi'ndeki yazılarıyla sizi unutamayacağınız yolculuklara çıkaracak...

Kitabın kapağını süsleyen 'bordo ceket' ÅŸu sıralarda İstanbul Oyuncak Müzesi'nde de sergileniyor.

'İstanbul Oyuncak müzesinde bu ceketin ne iÅŸi olabilir ki? ' diye düÅŸünmekten kendinizi alamayacaksınız. Sonra kitabın sayfalarını çevireceksiniz sabırsızlıkla... Kitabın ilk yazısı olan 'Åžili Kimin Ceketinin Parçasıydı'nı okuduktan sonra, ceketin sırrını öÄŸrenmiÅŸ olacak ve yüzünüzde bir gülümsemeyle gezinize devam edeceksiniz, kitabın sayfalarında...

 

Yazar: Yazar: Feyza Hepçilingirler Yayınevi: Everest Yayınları

Kültürel kimliÄŸimizin, özbenliÄŸimizin en önemli öÄŸesi olan Türkçemiz, küreselleÅŸmenin getirdiÄŸi deÄŸiÅŸimlerden ne ölçüde etkileniyor? 'Medyatik' Türkçenin yaygınlaÅŸtırdığı yanlışlar nelerdir? KonuÅŸurken, yazarken, dilbilgisi ve imla kurallarına ne ölçüde dikkat ediyoruz? Feyza Hepçilingirler'in büyük ilgi gören Türkçe 'Off' adlı kitabının bir devamı olara hazırladığı Dedim'Ah!', yine muzip bir üslupla okuyucuyu bilgilendirmeyi sürdürüyor.

Yazar: Yazar: Feyza Hepçilingirler Yayınevi: Everest Yayınları

Yalnızca bir iletiÅŸim aracı olarak görmeye alıştırıldığımız, belki de bu yüzden hafife almaya baÅŸladığımız dil, aslında yaÅŸamımızı belirleyen en önemli kültürel etken. Dilimizin yoÄŸurduÄŸu bir zihinle düÅŸünüyor, hissediyor ve bunları yine dili kullanarak aktarıyoruz. Dildeki bozulma, yaÅŸamı algılayışımızı, kurgulayışımızı, yaÅŸama sahip çıkışımızı etkilediÄŸi gibi, iletiÅŸim kazalarına da yol açabiliyor.

Feyza Hepçilingirler bu kitapta, bir yandan dilimize sahip çıkmanın anlamını tartışırken, bir yandan da doÄŸru Türkçe'nin bilgisini sunuyor okurlara. Dilimize ayna tutarken yaÅŸadıklarımıza da tanıklık eden bu yazılar, Türkiye'yi birçok boyutuyla yansıtıyor. 

Yazar: Hasan Ali TopbaÅŸ

Hayallerin var ettiÄŸi hayatlardır anlatılan. Hayalleri olmadan bir hiçtir bu hayatlar. Yokluktur, tutunacak bir dalı olmayıştır… GeçmiÅŸte de yokluk vardır, gelecekte de. Her yanda acımasızlık, her yanda sevgisizlik… Hasan Ali ToptaÅŸ’ın ilk kez 1996 yılında yayımlanan romanı "Kayıp Hayallar Kitabı" iÅŸte böyle bir atmosfer çizer. Küçük bir kasabada geçen romanın baÅŸ kahramanı da yaÅŸama katlanmak için hayallerine yaslanan Hasan isimli bir çocuktur. Kavga gürültü bir aileden, tıpkı kendi gibi hayalleriyle var olmaya çalışan bir babadan gelmektedir Hasan. Tek avuntusu, sürekli gizlice girip, sürekli kovulduÄŸu sinema salonudur. Hayallerin sarayıdır…

Kayıp Hayaller Kitabı’nda ToptaÅŸ, taÅŸraya çeviriyor bakışları. Küçük dünyaların büyük yalnızlıklarını anlatıyor, tekdüzeliÄŸi, bir türlü deÄŸiÅŸmezliÄŸi, kaderine tutsak olmuÅŸ kasabaları ve insanlarını. Ve bunu yaparken, her zamanki gibi, ÅŸiirsel bir dil kullanıyor yazar. OlaÄŸanüstü çekici bir anlatımla okurunu alıp götürüyor taÅŸranın boÄŸucu havasına. Bir yığın bulmacanın içine bırakıveriyor, kayıp parçaları da serpiÅŸtiriyor oraya buraya. Edebiyat okuruna da bu bulmacaları çözmek, kayıp parçaları birleÅŸtirmek düÅŸüyor. Kısaca "Kayıp Hayaller Kitabı", müthiÅŸ bir edebiyat zevki sunuyor…


Sayfa Sayısı: 1 - 2 - 3 - 4 -

Yapalım ve Uyalım


Kitap Oku!
Kitap Oku!

Çevreni Koru!
Çevreni Kirletme, Sigara Içme!
Silah Kullanma